HİKAYE

   Eline kız eli değmeyen on yıldır Halime’ye âşık olan Siftahsız Sadık, Halime’nin babasını ikna etmiştir. Sonunda ikili evleniyordur ve düğünleri vardır… Sadık’ın çocukluk arkadaşları düğünün olacağı, Trakya’nın şirin ilçesi Pınarhisar’a gelirler. Edirne’de yaşayan Ziraat Teknisyeni Kırkyalan Tahsin arabası ile yanında Einstein adını verdiği bir keçi ile gelirken, yolda dikkatsizliği yüzünden kaza yapar. Tahsin trafik polisi arabasına çarpar... Trafik polisi çocukluğunu bildiği Mazot Arif’tir. Kırkyalan, vali ile olmayan bir telefon konuşması yaparak trafik polislerini kandırır… Finalde arabada bulunan ve ne olduğunu bilmediği Afrika armutlarından bir poşet polislere verir…
  Pınarhisar’da yaşayan Sümsük Kâmil ise nişanlısı Rambo Nazgül’den düğüne katılmak için zar zor izin alır… Nazgül, Kamil’e babası Akrep Nuri’ye ulaştırsın diye Traktör taksiti Euroları, düğünde takılacak 3 bilezik ve bir beşi bir yerdeyi teslim eder… Bilgisayar mühendisi, asosyal, içine kapanık bir karakter olan Koray’da düğüne katılmak için Pınarhisar’a gelir…
Düğünden bir akşam önce olan kına gecesinde bu dört kafadar bir masada içmektedir… Masaya gecenin ilerleyen saatlerinde Pınarhisar Belediye Başkanı da dahil olur… 30 yıldır bıyıklarını kesmeyen ve bununla gurur duyan başkan gençlerle sohbet edip içerken Tahsin bir anda garsonu çağırır ve masada ki mezeleri beğenmediğini, arabasında çok özel armut olduğunu söyler… Masada herkes Afrika armudunu yer…
Ertesi sabah damat Sadık hariç herkes belediye başkanın odasında uyanır… Belediye başkanının bıyıkları kesilmiş, kaşları alınmış, dudaklarında ruj vardır… Koray’ın yanında gelinlik giymiş hiç tanımadıkları Rus kız Natalie yatmaktadır. Koray’ın ellerine, hatta götüne kadar kına yakılmıştır… Kâmil ve Tahsin hiçbir şey hatırlamamaktadır… Natalie’nin kollarındaki üç adet bileziği gören Kâmil cinnet geçirir. Horlayarak uyuyan belediye başkanını uyandırmak için tam dışarı çıkacak olan kahramanlarımız kapının çalması ile irkilir… Kapıya vuran keçidir. Odanın dışında olan keçinin boynunda beşi bir yerde vardır. Kâmil “ver kayınbubamın beşi bir yerdesini” diyerek keçiye saldırır…
   Sakinleşmek için parka giden kafadarlar bir masaya oturur…  Dün gece başlarına ne geldiğini çözmeye çalışırken Tahsin’in cebinden bir cımbız çıkar... Kâmil ise feryat figan bağırır. Çünkü kayınbabasının kredi kartından dün gece 7000 lira harcadığı ortaya çıkmıştır… Kredi kartı silibine bakan Tahsin gece saat üçte Karizma Pavyonu’nda olduklarını anlar… Cami avlusuna yüzünü yıkamaya giden Koray ise yeni bir haberle gelir. Cemaatin anlattığına göre dün gece Sabri Hoca’ya yabancılar saldırmış 70 yaşındaki hoca çok fena hırpalanmıştır…
Tahsin, Koray ve Kâmil yanlarına Natalie ‘ yi de alarak olayı çözmek için pavyona gitmeye karar verir. Yolda çıkan tartışma sonrası Kâmil ani fren yapar ve o sırada Tahsin’in koltuğunun altından  kimin olduğunu bilmediği takma dişler fırlar… Herkes şoktadır. Pavyona vardıklarında ise pavyoncu herkesi tanıyıp büyük bir ilgiyle karşılar. Bizimkiler ise pavyoncuyu asla tanımamaktadırlar…
Pavyoncu gençleri nasıl içeri aldıklarını, tesislerinde koskoca Pınarhisar Belediye Başkanı’nı ağırladıkların anlatır… Pavyoncu başkanın çok eğlendiğini hatta 20 yıldır çıkarmadıkları ruhsatı beş dakikada imzaladığın anlatır. Bizimkiler geceye dair ip uçlarını bulmak için güvenlik kameralarını izler. Kâmil kayınbabasının traktör taksitini Rus kızlara 100’er Euro şeklinde takmıştır. Ellerinde kelepçe ile gelip fantezi yapmaya çalışan Natalie’yi polis zanneden Koray “imdat polis var” diye bağırınca baskın var sanan Tahsin, başkanı kızların kulisine kaçırır… Tahsin’in kafası güzelken, planı başkanı kadın kılığının sokmaktır…
Tahsin başkanın bıyıklarını keser kaşlarını alır dudağına ruj sürer. Güvenlik kamerası kayıtlarına göre odaya gelen Natalie ve Koray, başkanı kadın zannederler. Başkan bu sırada gençleri evlendireceğini söyler ve hepsini belediye binasına götürmeye karar verir…
Bu gerçekleri öğrenen kafadarlar pavyonu terk ederek kayıp damadı bulmak ve başkanı uyandırmak için Pınarhisar’a yola çıkarlar. Yolda kavga ederken Koray her şeyin marula yüzünden olduğunu söyler ve Youtube’tan marula belgeselini seyreder.  Bilinçaltını yok eden, hayvanları yerlerde süründüren marula belgeselinin sonlarında Kâmil sinir krizi geçirir ve Tahsin’e hepimiz mahvettin diye saldırır. Tahsin armudun bakanlık onaylı olduğunu ve belgelerle bir kasa marulanın bagajda olduğunu söyler… Bagajı açtıklarında bir kasa marulanın kayıp olduğu anlaşılır…
Kavga ederek Pınarhisar’a dönmeye çalışan kafadarların yolunu trafik polisleri durdurur. Ama bir tuhaflık vardır, çünkü davul zurna eşliğinde yolda halay çeken kamyoncular yolu tıkamış, onlara ise polisler eşlik etmektedir… Tahsin’in daha önce verdiği marulayı yiyen herkes kendinden geçmiştir…
Tahsin kafası iyi bir kamyoncuya imkânsız bir iddia tüyosu verir…
Kayıp olan damadı bulmak ve belediye başkanını uyandırmak için belediye binasına girerler… Tahsin başkanı uyandırır bıyıklarının kesildiğini anlayan başkan geçici şok yaşar…
Tahsin yalanları ile başkanı sakinleştirir. Daha sonra belediyenin güvenlik kameraları incelendiğinde saat 3.40’da belediye binasına geldiklerini ve damadında olay yerinde olduğunu anlarız. Dış güvenlik kamerasında başkanın işeyerek binaya girdiği anlaşılır. İç güvenlik kamerasında ise sarhoşken Natalie ve Koray düğün planladıklarını anlarız. İmam nikahını isteyen çift için başkan dışarı çıkar ve imam aramaya başlar…  Güvenlik kamerasından başkanın İmam Sabri Hoca’yı tartakladığı ve takma dişlerin düşürdüğünü anlarız… Yerdeki hocayı da damat Sadık’ın kaldırdığını ve götürdüğünü görürüz.
Damat Sadık’ın hastaneye gittiğini anlayan tüm ekip hastaneye gider. İmam Sabri Hoca yardımı ile Sadık’ı bulur ve düğüne yetişirler…
Düğünde herkes mutludur. Tahsin’in kafadan sallayıp verdiği iddia kuponunu marula etkisindeyken oynayan kamyoncu büyük para kazanmıştır… Tahsin paraları saçan Kamil’e bu para ile borcunu öder. Herkes düğünde mutlu mesut oynarken yine bir tuhaflık vardır. Köy düğünündeki tüm ihtiyarlar garip garip dans etmeye başlar.
Finalde garson gelip “Tahsin abi dediğin gibi armutların suyunu sıktım herkese dağıttım” der. Kayıp olan bir kasa marulanın sırrı çözülmüştür…